Yaşar Eğitim ve Kültür Vakfının Dyo işbirliği ile düzenlediği geleneksel DYO Resim Yarışması’nın 37.’si, Filiz Piyale’nin “Göç” adlı resminin pentür dalında ödül alan üç sanatçıdan birisi olarak ödüle layık görülmesi ile sonuçlandı. Ancak sonuçların hemen ardından anonim bir mail tarafından sanat yazarlarına ve bazı sosyal medya hesaplarına mailler gitmeye başladı. Bu e mail yarışmanın sonuçlarının şaibeli olduğunu iddia ediyor ve ısrarla bunun kamuoyu ile paylaşılmasını istiyordu.

37.DYO Resim Yarışması kuralları gereğince yarışmaya katılan sanatçılara, yarışmaya katılacakları eserlerinin “daha önce hiçbir yerde sergilenmemesi “ şartı koyulmuştur. İddiaya göre ise “Pentür dalında resminin ödüle layık görülmesi sonucu” 15.000TL’yi alan Filiz Piyale’nin “Göç” adlı resmi daha önce Yeditepe Üniversitesi sergi salonunda 1-19 Nisan 2016 tarihleri arasında yapılan bir sergide sergilenmiş ve aynı resim daha sonra Türkan Saylan Kültür Merkezi ev sahipliğinde 6-28 Şubat 2017 tarihinde yapılan başka bir serginin “sergi kataloğunda ”görülmüş idi. Konu ile ilgili ilk olarak Sanatatak “DYO Resim Yarışması’na Şaibe Gölgesi Düştü ”başlığı ile ilgili 10 Aralık 2017 tarihinde haber yaptı. Ancak haber çok uzun süre dolaşıma giremeden yayından kaldırıldı.

Bir sanatsever olan ve uzun yıllardır genç sanatçıları destekleyen Vecdi Uzun ise konunun bu kadar çok soru işareti ile kapanmasını istemedi ve gerekli araştırmaları yaparak belirli aralıklarla sürekli olarak Yaşar Vakfı’ndan ve yarışmadaki jüri üyelerinden kafamızdaki soru işaretlerimizin temizlenmesini talep etti.

Konu tekrar sosyal medya üzerinden tartışılmaya başlandığı sırada Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü Yrd.Doç Osman Erden’in, bahsi geçen resim ile ressamın DYO öncesi başka bir yarışmaya daha katıldığını fark etmesi, ve bu iddiasını belgelemesi sonucu, Filiz Piyale’nin “Göç” isimli çalışma ile DYO Sanat Ödülleri’nin bir diğer katılım koşulu olan ”Yarışmaya katılan eserin daha önce yarışmaya katılmaması gerektiği ” kuralını çiğnediği görülmektedir.

Osman Erden’in bu paylaşımı üzerine,37.Dyo Sanat Ödülleri jüri üyelerinden Doç.Dr. Burcu Pelvanoğlu’ndan ressamın “Göç” isminde bir seri resminin olduğunu, sanatçının Göç isimli bir tane eserinin değil birçok eserinin olduğu ve yarışmada birinci seçilen resmin daha önce sergilenmemiş bir resim olduğunu iddia etti. Ancak Filiz Piyale’nin web sitesinde Göç adlı bir seri resim görülmemekle birlikte bu isimde başka bir resmi de gözükmüyor.

Konu ile ilgili Vecdi Uzun’un soru maillerine cevap veren Filiz Piyale ise yapılan haberin doğru olmadığını, iddiaların kötü niyetli bir şahsın karalama politikası olduğunu belirtmiş, sonrasında ressamın kendisine DYO Sanat Ödüllerinde ödüle layık görülen çalışmasının yarışma öncesinde sergilenirken çekilmiş görsellerin sunulması sonucu yaptığı başka bir açıklamada “Resmin boyutu düzenlenmiş, üzerine müdahaleler yapılmış, son haline ulaştırılıp imza atıldıktan sonra yarışmaya yollanmıştır. Sözü geçen eser 150×150 cm olmakla birlikte yarışmaya yollanan eser 145x145cm ölçüsündedir. Ölçü, yarışmayı düzenleyen kurum tarafından da ölçülerek teyit edilmiştir. Resimlerimi minimal bir yaklaşımla çalışıyor olmamdan dolayı resme sürdüğüm bir renk bile onu başka bir noktaya götürmektedir. Ekte iki resmin farklılıklarını görebilirsiniz. ” demiştir.

Kısaca durumu özetlemek gerekirse Filiz Piyale bir resim yaptı, resmi ilk önce bir yerde sergilendi, sonrasında resmi 5cm ufaltıp, üzerine imza ekleyip 37. DYO Sanat ödüllerine “aynı” resim ile katıldı. Sonrasında bu resim ile ödül aldı. Yarışma katılım koşullarının 5.maddesini açıkça ihlal eden bu resme yapılan tepkiler üzerine Vecdi Uzun’un sorularını yanıtlayan Filiz Piyale’nin yapmış olduğu açıklamada ise bizler başta birbirine benzeyen 2 farklı resim olduğunu düşündük, ancak sonrasında bahsi geçen resmin iki farklı resim olmadığı, resmin kenarlarından 5cm küçültülünce, üzerine hafif rötuşlar yapılınca ve “imza” eklenince resmin “tamamen ”öncekinden farklı bir çalışma olduğunu inanmamızı istediklerini fark ettik.

Konu ile ilgili ne vakıftan ne jüri üyelerinden ne de sanatçıdan tatmin edici bir açıklama gelmedi. Oysa ki birbirinden küçük fırça darbeleri ile ayrılan bu iki resmin yan yana bir fotoğrafının sunulması bile “Eğer iki ayrı resim olsaydı” yeterli ikna edicilikte bir açıklama olabilirdi. Yarışma sonucu doğrultusunda ilk sergi Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Atatürk Kültür Sanat ve Kongre Merkezi’nde gerçekleşti, ödül alanlara ödülleri verildi. Eskişehir sergisi sonrasında ise serginin İzmir, Bursa, Ankara ve Adana illerinde de sanatseverler ile buluşturulacağı duyuruldu. Ancak 17 Ocak 2018’de açılışı yapılan İzmir sergisinde Filiz Piyale’nin Göç adlı resmi bulunmamakla birlikte sergi kataloğunda resmin görselinin bulunduğu sayfa da beyaz bir kağıt ile kapatılıyor.

Ben Yaşar Eğitim ve Kültür Vakfı’nı arayarak vakıf müdürü Sema Kemahlı ile bir telefon konuşması gerçekleştridim. Ve kendisine İzmir sergisinde Filiz Piyale resminin yer almamasının, ödülün geri alındığı anlamına mı geldiğini sordum. Sema Hanım ödülün geri alındığını ancak bu konunun daha fazla uzatılmasını istemediklerini ve gereğinin yapıldığını, vakfın da konu ile ilgili resmi bir açıklama yayınlamayacağını iletti.

Şu an tüm bu gelinen noktada elimizde olanlar; Filiz Piyale’nin ödülünün geri alındığı, Burcu Pelvanoğlu’nun iddiasına göre ödülü Filiz Piyale’nin iade ettiği hatta sanatçının tüm iddiaları çürütmesine rağmen vakfın ödülün iadesini kabul etmesinin nedeni olarak vakfı, korkak olmak ile suçlaması. Yarışmanın bu karmaşık sonuçları aslında piyasanın girift ilişkilerinin bir sonucu olarak da okunabilir diye düşünüyorum. İddia doğrultusunda yalnızca vakıftan değil asıl açıklama gelmesi gereken jüri üyeleri ve sanatçıdan da tatmin edici bir açıklama gelmedi. Ödül alacak resimleri jüri belirlediğine göre özellikle Filiz Piyale’nin jüri başkanı Zahit Büyükişliyen’in asistanı olduğunu ve Burcu Pelvanoğlu’nun da kendisinin tez savunmasında bulunmuş olduğunu düşünürsek nasıl oluyor da sanatçının üretimlerine bu kadar yakın iki isim bu konuda bizlere net bir açıklama yapamıyor ya da ödül geri alındığında vakıf suçlanıyor anlamak oldukça güç. Elbette yarışmanın şartlarının da ortaya çıkan bu sonucun da revize edilmesi mümkündür. Ancak önemli olan nokta kişiler ve kurallar değişse de yarışmaları soru işaretlerine mahal vermeyecek şekilde sonuçlandırabilmektir.

Bu durumda akıllarda durum biraz netleşse de soru işaretlerimiz hala mevcut. Buradan öncelikle Yaşar Kültür Vakfı tarafından bir açıklamaya ihtiyacımız var. Ödül vakıf tarafından mı alındı yoksa sanatçı tarafından mı iade edildi? Filiz Piyale resminin daha önce hiçbir yerde sergilenmediğini iddia eden yarışma jürisi Burcu Pelvanoğlu ayrıca jüri başkanı Zahit Büyükişliyen konu ile ilgili bir açıklama yapacak mı? Eğer iki tane birbirinden çok ince detaylarla ayrılan “Göç” adlı resim varsa bu iki resim nerede, ben iki resmi de yan yana görmek isterim.

TEILEN
Önceki İçerikAlev Alatlı’nın Küfür Romanları 3: Valla, Kurda Yedirdin Beni
Sonraki İçerikGıda soylulaşırken
Meltem Tüzün
1988 yılında İstanbul’da doğdu. Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü’nden 2013 yılında mezun oldu. 2014 yılında EVS projesi ile 8 ay İtalya’nın Palermo kentinde yaşadı. Çeşitli Sanat Galerileri’nde galeri asistanlığı ve yöneticiliği yaptı. Online platformlarda Güncel Sanat yazılarını yayınlamaya devam ediyor.