Türk sinemasının önemli yönetmenlerinden Atıf Yılmaz’ın, 12 Eylül’ün ardından beyaz perdedeki yönelimi, ki yaşamını yitirene kadar da bu çizgiyi sürdürmüştür, kadınların toplumsal, politik düzlemdeki duygusal durumlarını resmetmek olmuştu.

Darbenin ardından, Türk solunun pek çok bileşeni, sınıfsal mücadele hattının yitimine paralel olarak ve dünyadaki entelektüel hareketlerin de etkisiyle, kimlik meselelerine yoğunlaştı. Sömürünün yalnızca üretim süreçlerinde değil, cinsel, etnik vd. kimlikler üzerinden de devam ettiği tezi, o günlerde oldukça popülerdi. Sonrasında neoliberal sağın, bizce karşıtı değil bütünleyeni olan ve yeni sol olarak tabir edilen ideolojik yapıdan beslenen bu yeni muhalif duruş, sanatsal olarak en çok kadın kimliğinde yoğunlaştı. Zira etnik, dinsel, hetero cinsel kimliklerin tartışılması henüz çok kolay değildi. Bunların su yüzüne çıkması için birkaç yıl daha beklemek gerekecekti.

Böyle bir süreçte, Atıf Yılmaz, Müjde Ar’la beraber pek çok işe imza attı. Kentlerde yaşayan, çalışan, erkeklerle denk bir ilişki kurmak isteyen, cinsel gerilimlerini özgür seksle çözen veya çözmek isteyen, bu sayede özgürleşen kadın kimliği, yönetmen ve oyuncunun birlikte çalıştığı bütün yapımlarda öne çıktı.

Bu anlamda Müjde Ar için bir parantez açmak da elzem. Oyuncunun oldukça kentli yüzü, naif duruşu, beyaz teni ve zayıf denemeyecek vücudu ile ortalama erkek zihnindeki tartışmasız kabulünün üzerine de bir de kusursuz oyunculuğu eklenince, Yılmaz’ın hikâyeleri daha da izlenir oldu.

Aaahh Belinda, bu filmlerin en önemlilerinden biriydi. Barış Pirhasan’ın senaryosu, seksenlerde, kentli kadının, prangalarından kurtulma mücadelesini gayet iyi yansıtıyordu.

Müjde Ar’ın hayat verdiği Serap karakteri, oldukça başarılı ve hırslı bir tiyatro oyuncusudur. Vasıf Öngören’in Asiye Nasıl Kurtulur oyununun provalarını sürdürmektedir filmin başında. Aynı zamanda da bir reklam filminde oynamak üzere teklif almış ve buna hazırlanmaktadır.

Kafası ise karışıktır Serap’ın, reklam filminde oynayarak sanatına ihanet ettiğine ilişkin tedirginliği sürmektedir. Buna ek, ilk reklam filmi deneyimi olmasından kaynaklı da telaşlıdır. Zira ilk çekim günü, önemsiz gördüğü reklam oyunculuğu kendisini fazlası ile zorlamıştır.

Belinda şampuanlarının reklam filminde, Serap’ın oynayacağı karakter, Naciye, bir bankada çalışan, iş çıkışı eve gelip çocukları ve kocasını beslemek, ev işlerini yapmak zorunda olan ortalama, yarı şehirli Türk kadınıdır. Gün boyu çalıştıktan ve ev hanımlığı vazifesini de başarıyla ifa ettikten sonra, sıra kocası için yapmak zorunda olduklarına gelir. Zira kendisi de bir memur olan kocanın, orta sınıf bir Türk erkeğinin yani, evlilikten temel beklentilerinden biri de sekstir. Kadın için bir eziyete, erkek içinse gün boyu sömürülmesinin ve ezilen, kırılan iradesinin karşılığında sunulan hediyeye dönüşen seks…

Serap’ın role girmekte yaşadığı zorluk amansızlaşır. Ve reklam seti, oyuncular, kameralar yok olur. Serap artık Naciye olmuştur ve bu bir rüya falan da değildir. Bu noktadan sonra artık Serap’ın Naciye olmadığını ispatlamak için giriştiği eylemler ve nihayetinde başarısızlığını kabullenmesi ile devam eder film.

Hemcinslerinin yaşadığı hayata duyduğu öfkenin, sanatla uğraşan bir sanatçı kadının bilinçaltındaki resmidir bir Aaahh Belinda

Atıf Yılmaz ve Müjde Ar’ın bu düetinde, yardımcı rollerin daimi ismi Füsun Demirel, küçük ama etkili oyunuyla Macit Koper de akıllarda kalan diğer oyunculardır.

Seksenlerin sanat ve toplum yaşantısına ilişkin bolca resim görebileceğimiz yapım, içerik ve biçim açısından oldukça önemli yer tutar sinema tarihimizde.

TEILEN
Önceki İçerikZeliha Demirel’le İstiklal Caddesi’ndeki performansları üzerine
Sonraki İçerikMEKÂN RUHUNA YOLCULUK
Alper Erdik
1985, Beyoğlu doğumlu. Isparta Milli Piyango Anadolu Lisesi’nden 2003’te, KTÜ, Türkçe Öğretmenliği bölümünden 2008’de mezun oldu. AÜ, AÖF, Felsefe ve SDÜ, İF, Radyo Tv ve Sinema bölümlerinde öğrenmeye devam ediyor. 2006’dan bu yana, çeşitli gazete, dergi ve internet sitelerinde makaleler kaleme alıyor.