Aylin Özer’le bir anlatıdayız. O önce şiir okuyalım diyor. Anlatı sanatçı intiharlarına dair. Başlıyor okumaya, daha çok intihar eden şairlere dair şiirler ya da acıyla yaşayan şairlere dair şiirler. Tamam intihar eden şairlerin şiirlerini de okuyor. Aylin Özer ama daha çok acıyla yaşayan şairlere dair yazdığı şiirlerde var, onları da okuyor. Şiir diyor Aylin Özer evet şiir, konuşmak bir şeyleri anlatmak neyi değiştirebilir ki? Söyle hem hangi yazım şiir kadar kutsal ve büyüleyicidir ki. Düzyazı, roman, anlatı, öykü bunların hiçbiri şiirin yerini tutamaz. Dünyayı ancak ve ancak şiir değiştirebilir. Haydi haydi şiir okuyalım. Kurtuluşa tek yoldan gidilebilir şiirle. Çelik ağlarla örülmüş beyinin ağları ancak şiirle parçalanabilir. Aylin Özer öyle hep şiir okumak istiyor bütün dünya şiirsel baktığı yerde, şiirle yaşadığı dünya değişebilir. Haydi şiir okuyalım.

hapsoldum kendi şiirime.

bir kelime mahkumuyum.

tutsun beni bir nokta.

tutsun ve fırlatsın en uzaktaki kadına.

kırk kadın, kırk ses, kırk kavga var yatağımda.

giyotinim, yorganımdır bundan sonra.

Kuşlar ve çiçeklerden örüyor şiirini Aylin Özer. Kuşlar ve çiçekler sadece şairlerin yoldaşı, sırdaşı değil ki, daha çok çocukların sırdaşı, yoldaşı. Kuşlar ve çiçekler olmasa bu dünyaya kolay kolay alışamazdık yani. Biz çocuklar iç evrenimizi kuşlar ve çiçeklerle yaptığımız konuşmalarla ördük der Aylin Özer. Fakat unutmamak gerek kuşlar ve çiçekler çocukluğumuzdan bu güne kalan, bitmeyen sorularımızın ayakta kalmasını sağlar. Bizim çocukluktan gelen doğamızın bir parçasıdır.

NEFES

nefesinle öyle doluyum

ki,

içimde bir kırlangıç sürüsü

kalbimden sesime göçüp duruyor.

Aylin Özer’in bir şiiri şöyle.

Evimin önünü süpürür gibi süpüreceğim

kalbimin içini her sabah.

Ve her gece yeniden su dökeceğim

içimden kalkan tozlu kelimelere…

Arınmak ve sürekli kendinle sorgulayarak kalmayı şiirle anlat desem, bu kadar güzel anlatılır. İnsanın vicdanı ancak her gün sorgularla oluşur. İnsan bu sorgulamalar sürecinde insanlaşır. İşte şiirin güçlü olmasını sağlayan bu sorgulanmaların şiire yansımasıdır. Şiire bütünlük katan ve ötekini şiirin içine katan bu sorgulanmış insani tasa ve derttir. Rahatlıkla diyebiliriz Aylin Özer’in şiiri bu noktada başlar.

Aylin Özer’in şiiri sadece kendi dünyası ait şiirler değil, sürekli şairlerin dünyasını dert edinmiş şiirlerdir. Nilgün Marmara, Didem Madak, Plath, Rilke şiirlerinde geçer onlara dair yazdığı şiirler vardır. Şairin yaşadığı o acı, hüzün melankolik ruh hali daha belirginleşir. Bu acıyı vermek işi bir yanı iken bu acıyla, anlarsın içiçedir kendisi. Yaşanan bu acılara rağmen hayata sıkı sıkı coşkuyla bağlanır Aylin Özer. Didem Madak’a dair yazdığı şiiri paylaşacağım. Ama Didem Madak’ın o kanserli duygusunu yansıtırken içimiz acıyla doluyor. Şiir birazda bu değil mi, o acıyı hissederek insanlaşmamızı sağlamak.