2012 yılından “buz” gibi bir hatırlatma…

Kars’taki heykel, İskender Pala’nın muhafazakar sanat manifestosu, tiyatrolar ya da genel anlamda muhafazakarlaşıyoruz saptamaları derken bu hafta sonu bir “muhafazakar devrim” yaşadık arkadaşlar. Elbette birçok insanın ilgi alanına girmese de, duymasa da hatta eleştirel baksa da yaşananlar öyle kolay yenilir yutulur cinsten değil ve olmayacak da. Önce Yeşilay’dan Efes Pilsen’in sponsor olduğu Efes One Love festivali alkolik gençler yetiştiriyor şikayeti geldi. Yeşilay Cemiyeti, İstanbul Valiliği’ne başvurarak 14-15 Temmuz’da Santralİstanbul’da yapılacak Efes One Love Müzik Festivali’nin iptal edilmesini istedi.Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Muharrem Balcı, kanun gereği alkol firmalarının bu tür festivallere sponsor olmasının yasal olmadığını, bundan dolayı verilen iznin iptal edilmesini istediklerini söyledi.

YAP-TIR-MA-YA-CA-ĞIZ!
Arkası gelmekte gecikmedi One Love Müzik Festivali’ne karşı twitter’da oluşturulan #eyüptebirafestivalinehayır hashtag’i top trend (TT) listesinde ikinci sıraya kadar yükseldi. Yine anladık ki sosyal medyayı iyi kullanıyorlar. Twitterda zaman zaman festivalin yapılması durumunda bunun sonucuna katlanılacağı gibi tehditlerin de savrulduğu tweet’ler atılırken, Ramazan öncesi Eyüp’te içki içilen festival yapılmasına karşı çıkıldı. Efes One Love Müzik Festivali’ne karşı ilk tepki Eyüp gazetesinde “Eyüplüler” adlı grubun mesajıyla başladı. Mesajda Santral kampüsü kastedilerek, Osmanlı’dan yadigar kalan ve Eyüp Sultan İlçesinin sınırları içerisinde kalan bir mekanda, mübarek üç ayların içinde tam da Ramazan ayının girişine yakın bir tarihte böyle bir festivali tüm Eyüplüleri ve Eyüp Sultan severlerini rencide ettiği vurgulanıyor ve hemen arkasından top Bilgi Üniversitesi’ne ve belediyeye paslanıyordu. Asıl ürpertici ve tehdit kokan durum ise, biraya hayır kampanyasının yürütücülerinden eyüpgazetesi.com adlı siteydi Sitenin logosunun üstünde yanıp dönen kocaman bir banner YAP-TIR-MA-YA-CA-ĞIZ şeklinde tirelenmişti. Mesaj mahalle ağzıyla çok açıktı…. Anlarsanız!

EFES’TEN BUZ GİBİ ÇARK
Bizi asıl şok eden ise Efes’in sessiz sedasız festival logosundan adını çıkarıp bize bir şey olmamış gibi bülten servis etmesiydi.Türkiye’nin en büyük kuruluşlarından biri, milyarlarca liralık sponsor bütçesi olan ve Blues Festivali gibi dünyaca ünlü bir organizasyonu organize eden bir yapı logosunu helal’e çeviriverdi. Dikkat edin sponsorluktan çekilmedi sadece festival logosundan kendini çıkardı. Festival yoğun güvenlik önlemleri, Eyüp Belediyesi zabıta birliklerinin gözdağı eşliğinde alkolsüz yapılıverdi. En ilginci ise karaborsadan Efes biraları da satılıverdi el altından alan dışında. Öncelikle One Love klasik bir sponsor festivali değil, bizzat Efes Pilsen’in bir markası sayılır; reklamcıların deyimiyle bir tür “jenerik marka”. Hemen her konuda bilirkişi olan, Ali Atıf Bir gibi bilumum reklam-marka otoriteleri bakalım bu vakayı kurum kimliği lagalugalarıyla nasıl açıklayacaklar merak ediyorum. Yaşananlar gerçekten ciddi; üç gün sonra İstanbul’un herhangi bir yerinde yatır, türbe, evliya mazaretiyle alkolü yasaklamanın esinlendirici bir örneği verilmiş oldu.. Tophane’de olanlar unutulmamışken inanın arkası da gelecektir Çünkü İstanbul’da kutsal mekan ve yatırdan çok şey yok. Ya da ecdat hamaseti için bir mekan bulmak çok zor olmayacaktır Kürtaj ile kadının bizzat seçim ve bedeni ya da organı üzerinden iktidarını pekiştirmeye çalışan bir muhafazakar dalgaya güzel bir zafer tacı oldu One Love vakası.

BİLGİ YİNE BİLDİĞİMİZ GİBİ
Biz Efes’in çarkını sindirememişken (bizden az ekmek yemedi), bir açıklama da Bilgi Üniversitesi’nden geliverdi. Uzun yıllar sol-liberal sesin ve özgürlüklerin savunucusu olarak kendini markalandıran, İstanbul kültür-sanat alanının en aktif aktörlerinden, kendini kent üniversitesi olarak konumlandıran bir kurum da kendini temize çekme derdindeydi. Şöyle deniyordu açıklama da: “ 14-15 Temmuz 2012 tarihinde santralistanbul’da gerçekleşecek olan “One LoveFestival 11” adlı müzik festivali de, bu çerçevede düzenlenmiş bir etkinliktir. Üniversitemizin düzenlediği bir aktivite değildir. Medyaya yansıyan “festivalde içki satışı” tartışmaların muhatabı ya da sorumlusu İstanbul Bilgi Üniversitesi değildir. Hiçbir Üniversite içki satma yetkisine sahip değildir, ruhsat verme yetkisi de yoktur. Bu etkinlikler, gerekli yasalar çerçevesinde, yasal izinler alınarak yapılmaktadır, Üniversitemizin özgün bir tasarrufu söz konusu değildir.” Gördüğünüz gibi koca üniversite gayet “politik doğrucu” bir dille topu ruhsat veren makamlara atıyordu. Oysa biliyoruz ki, Santral kampüsünde gayet seçkin iki bar çalışıyor. Onlar da bu kutsal mekanlar üzerinde ders sonrası fondip yaptırıyor. Boşuna değil ruhsatçı Eyüp Belediye Başkanı’nın kazandık tweetleri. Hiç laga lugaya lüzum yok arkadaşlar, kim sponsor olursa olsun, gençliğin temmuz ayında beklediği bir festival, üstelik de özgürlükçülüğü ve kültürcülüğüyle anılan bir üniversite kampüsünde sekteye uğramıştır. Bu gerçekten muhafazakar bir zaferdir Ramazan üstü kazanılan. Bence evde bira yapmayı öğrenmemiz gerekiyor!

2012 yılında Birgün’de yayınlanmıştır.

TEILEN
Önceki İçerikArda Diben: ‘Trans-City’
Sonraki İçerikGeorges Didi-Huberman – “Tarihteki İLK Ayaklanma fotoğrafı”
Ali Şimşek
1970, Gaziantep doğumlu. Marmara Üniversitesi İdari Bilimler Fakültesi’nde ve İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde okudu. Çeşitli yayınevlerinde editörlük yaptı. Yazıları Pasaj, Evrensel Kültür, Yeni Sinema, Yeni Film, soL, Cumhuriyet, Varlık, Sanat Eylemi, Üç Nokta, Bağımsız’da yayınlandı. 2008-2012 yılları arasında BirGün gazetesinde kültür sanat editörlüğü yaptı ve yazılar yazdı. Yurt Gazetesi Kültür Ek yayın yönetmenliğinde bulundu. 2004-2012 yılları arasında Bilgi Üniversitesi Sosyoloji ve Kültürel Çalışmalar Yüksek Lisans programında ve İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde medya, küreselleşme, popüler kültür ve sinema üzerine dersler verdi. AICA-Uluslararası Sanat Eleştirmenleri Derneği üyesi.