(…) İzlemenin, duymanın, duyumsamanın,

sezmenin ışığında düşünmekten öte

her şey zaman yitimidir onca.

Günlük yaşam uğraşları, zorunlu insan ve

toplum ilişkileri,

dahası biyolojik gereksinimler bile

düşünme süreçlerinin hırsızları’dır çoğun. (…)

Felsefe emekçileri’ne ve ‘güzel düşünenim’e

 

Düşünmek

Salt düşünmek. İş-güç, para-pul, ev-bark, yat-kat; yemek-içmek; yaşam kaygısı, çoluk-çocuk derdi ve benzeri şeyler değil, yalnız ve yalnızca düşünmektir felsefecinin biricik işi. Zamanın boşu-dolusu yoktur onun için: Her an zekâsını akıl yürütmeye verir o. Evren, Dünya, insan, doğa, yaşam, ölüm, sonsuzluk denli bilim, sanat, edebiyat, siyaset, ekonomi ve bireysel, toplumsal, evrensel değerler üzerine de düşünür herhep. Varlık, yokluk, hiçlik; nedensellik, ülküsellik, özdeksellik, bilinemezcilik gibi nice olay, olgu, kavram, düşün üzerine düşünür usanmadan: Çünkü düşünmek, en büyük erdem ve hazdır onun için.

Düşünmenin sevinci

Felsefecinin/düşünürün düşünceleri madde üzerine olduğu denli, madde ötesi, doğa dışı, gizemsel, tanrıbilimsel ve erekbilimsel konuları da içerir. Yarı-tanrı, yarı-yalvaç, yarı-şair, yarı-hayvan da demek olasıdır ona, ne var ki tam insandır, her şeyi düşünme ediminden süzdüğü için. Düşünmek eylemdir düşünüre: Doğayı, evreni, insanı, yaşamı ve ölümü izler öylece. Sessizliğinin sesi beyninin yivlerinde gezinen düşünceler orkestrasının senfonik müziğinde gizlidir. Az ‘koro’, hep ‘solo’dur o: Kendinde. Bilgelik, bilginlik, bilgiçlik, bilmişlik değildir derdi ‘bilgi sever’likten öte. Düşünmenin sevinciyle yaşar sadece.

Hepsi bu

İzlemenin, duymanın, duyumsamanın, sezmenin ışığında düşünmekten öte her şey zaman yitimidir onca. Günlük yaşam uğraşları, zorunlu insan ve toplum ilişkileri, dahası biyolojik gereksinimler bile ‘düşünme süreçlerinin hırsızları’dır çoğun. Sınırlı zaman dilimli hayatını salt düşünmekle tüketmek/değerlendirmek ister yalnızca. Kimseye bir şey anlatmak, bir düşünü/felsefeyi ya da felsefe akımını dillemek, bir usa vurmayı kanıtlamak, zekâsını sergilemek zorunda duyumsamaz kendini. Ağaçlara, kuşlara, dağlara, denizlere; bir yaprağa, bir kum zerresine, bir su damlasına bakar zamanın ve uzamın yittiği yerde saatlerce, günlerce, aylarca, yıllarca; bir ömür. Belki bir söz duyarsınız ondan bir yerde, belki de bir karalaması geçer elinize. Ne tanrı öykünmesidir o, ne insanüstü bir varlık betimlemesi. İnsanca yaşar, filozofça düşünür: Hepsi bu.

Her şey ve hiçbir şey

İnsansal ve ahlaksal değerler alanı üstüne kafa yorar çoğun. Evrensel kavramlar ve olguları da konu edinir. Töz, ana-ilk neden, Tanrı, yaşam ve ölüm üzerine akıl yürütmesi kimi zaman mantıksal, kimi zaman sezgisel, kimi zaman metafizik bağlamlarda gerçekleşir. Körü körüne inanma, eleştirellikten uzak düşünme, kılı kırk yarmadan konuşma ve yazma, ona göre değildir. Öküz altında buzağı da arar, bir sineğin kanadında da gezinir, bir bulutun ruhu da olabilir… Ondan her şey beklenir ve hiçbir şey.

Yeri yurdu

Modern zamanların insanı hiç değildir. Antik Yunan’ın sokaklarında, Anadolu’nun pazarlarında, Eski Roma’nın taş binalarında dolaşıp yaşarken, yazıp konuşurken, sessizce bir kenarda oturup düşünürken; hep düşünürken belki bulabilirsiniz onu. Uzak Doğu’da, Yakın Asya’da ya da Afrika’da, Avrupa’da ya da Kuzey, Güney Buz Denizi’nde; Mars’ta, Uranüs’te; Cennet’te, Cehennem’de, Araf’ta; Tanrı’yla konuşurken, Şeytan’la söyleşirken, İnsan’la susuşurken; Güneş’te yanarken, Ay’ı izlerken, bir dereyle, çayla, ırmakla dertleşirken; bir gülün dikeniyle kanarken, yaprağıyla aşk çekerken, kuşuyla uçarken belki görebilirsiniz onu. Her yerde ve her zamanda yaşar-yok olur; düşünceleriyle dolaşır evrenin tarihinde ve sonsuzluğun gizeminde ––kendince

Bilinçli insan

Ölümlü bir varlığın ölümsüzlük düşüyle ya da ‘dünyevî hazlar’ peşinde koşmakla ya da ‘uhrevî yolculuk’ta yer almakla ya da ‘vakit öldürmek’le ya da başkaca yol ve yöntemlerle yaşamını sürdürüp tamamlayacağı bir ömrü var, ‘cüzî iradesi’nce ‘kendine kalan’ ve de ‘yok olacak’ ya da ‘yeniden doğacak olan.’ Karar: Bunu bilip/bu bilinçte olup düşünerek ya da gönlünce yaşamak ––her şeye karşın…

Düşünmenin hazzı ve erdemli hayat

Bilinçli insan kendince düşünür, kendi dünyasında yaşar. Düşünerek yaşamaksa düşünüre özgü ve özgün bir yaşamdır. Beyni, zekâsı, aklı kendine özgedir. Çıkar, beklenti, konum vb. hiçbir olgu ya da meta ona göre değildir/onu bağlamaz. Düşünmenin hazzı yeter ona; ‘erdemli yaşam’ doğru ve estetik gelir bedenine, ruhuna ve aklına.

Bir ‘ad’-bir ‘iş’

Adı: Felsefeci. İşi: Düşünmek. Ona düşen bu dünyada düşünüp durarak yaşamak ––ve ölmek; ya da ‘hakikât’in peşinde, ‘kendi akıl evi’nde evrensel yolculuk…

Felsefe-evi’nden…

Ya susar ya söyler ya yazar ya da hepsi ya da hiçbiri: İzler. İzlerken düşünür-düşünürken izler: Bilinçli bir duruş: Ayırdında olma konumu: Düşünerek yaşarken görme ve anlama uğraşı ––halince… (Size Thales’ten, Anaximandros’tan, Herakleitos’tan, Xenophanes’ten, Parmenides’ten, Zenon’dan, Pythagoras’tan, Empodokles’ten, Anaxagoras’tan, Demokritos’tan, Sokrates’ten, Platon’dan, Aristotales’ten, Eukleides’ten, Antisthenes’ten, Aristippos’tan, Gorgias’tan, Pyrrhon’dan, Epikuros’tan, Diogenes’ten… söz açmayacağım. “Günümüzde böylesi düşünür(ler) var mı?” sorunuzu yanıtlamayacağım. ‘Kendiniz arayın, bulun, anlayın’ da demeyeceğim. Suspus oturacağım öylece, ‘felsefe-evi’mde…)

Son Söz’ yerine…

Perdemi çektim, açtım penceremi: Duydum derede vıraklayan kurbağaların tiz ve yorgun sesini, yasemenleri kokladım: mis; iki kedi sevişiyordu öpüşürken iki köpek: miyav ve hav; bulutlara takılıp gittim, gittim, gittim… Battı Güneş: “Minerva’nın Baykuşu”na az zaman var ve ay’a ve yıldızlara ve sonsuz düşlere, düşünlere, düşüncelere… Göz göze geldik birden karşı komşumla! Çektim perdemi gerisingeri, kapattım penceremi bilindik dünyalara…

******************

TEILEN
Önceki İçerikİlhan Beyin Azmi’si
Sonraki İçerikFeminizm Herkes İçindir
Tan Doğan
17 Ocak 1961 yılında İstanbul'da doğdu. Göztepe Pansiyonlu İlkokulu'nda, Haydarpaşa Lisesi'nde, Kâzım İşmen Lisesi'nde ve İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'nde (Sistematik Felsefe ve Mantık) ve Beykent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde (İşletme Yönetimi Anabilim Dalı, Eğitim Yönetimi ve Denetimi Bilim Dalı) öğrenim aldı-öğrenim verdi.