Genç sanatçılara destek olmak, görünürlüklerini arttırıp, eserlerinin izleyicisi ile buluşmasını sağlamak amaçlı bir çok yeni etkinlik yapılıyor. Bunların içerisinde yıllardır varlığı ile kemikleşmiş olan ve önem verilen yarışmalar olduğu gibi MAMUT ve henüz ilki gerçekleşmiş olan BASE gibi etkinlikler ismini en çok duyduklarımız. Sanat piyasasında sözü geçen ve hemen her projede bir kaçını bir arada gördüğümüz isimler elbette bu etkinliklerde de söz sahibi oluyorlar. Gençlerin mezun olduktan sonra sanat piyasası ile buluşmasını sağlamaları açısından bu projeler çok önemlidir. Ancak şuna dikkat çekmek gerekir ki bu projeler profesyonelce ve hakkaniyetli bir şekilde ilerleyebildiği sürece istediği önemi kazanır. Ufak bir güven kırılmasında ise saygınlığını tekrar kazanması oldukça zordur.

Bu yıl on üçüncüsü düzenlenen “Nuri İyem Resim Ödülü Resim Yarışması” da katılımcı genç sanatçılara karşı haksız sonucu ve etik olmayan tavrı nedeniyle bana kalırsa güvenilirliğini de genç sanatçıların umudunu da büyük ölçüde kırdı.

Bilindiği gibi 2006 yılından bu yana her yıl düzenlenen ve sanat tarihimizde figüratif geleneğin önemli temsilcilerinden olan Nuri İyem’in ismi verilerek onun anısını da yaşatan Nuri İyem Resim Ödülleri, belirlenen jüri tarafından seçilen bir kişiye verilir. Bu yıl da yarışma sonunda açıklanan istatistiklere göre yarışmaya Türkiye’nin çeşitli illerinden 264 resim ile 190 ressam katıldı. Ancak yarışma sonuçları özellikle katılımcılar olmak üzere hepimizi şaşırttı. Dokuz kişiden oluşan “ulu” jüri ekibi 264 resim içerisinden hiçbirini ödül almaya LAYIK bulamadığı için bu yıl ödül verilmemesine karar verildi. Ancak 26 resim sergilenmeye hak kazandı ve absurd bir şekilde ödülü olmayan yarışmanın “Nuri İyem Resim Ödülü 2018 Sergisi” yapıldı.

Özellikle yarışma sonucu olarak açıklanan metindeki “ödül almaya layık bir yapıt belirlenememiştir” vurgusu oldukça rencide edicidir. Jüride yer alan isimlerin içerisinde akademilerde ders veren isimler olması yani genç sanatçı adayları ile sürekli iletişim halinde olmalarına rağmen bu açıklamanın kariyerinin başında olan sanatçılar için ne kadar üzücü olacabileceğini düşünememiş olmaları kulağa oldukça art niyetli geliyor.

Sergilemeye layık! görülen yapıtlar içerisinden bazı sanatçılar resimlerini geri çektiler bazıları ise açılış gecesine gitmedi. Doğan Hızlan ise aklımızla dalga geçer gibi Hürriyet gazetesi köşesinde “ Nuri İyem Resim Ödülleri Verildi” isimli bir yazı kaleme aldı.1 Tüm bu gelişmeleri uzaktan izleyen birisi olarak ben durumu sindiremiyorken genç sanatçıların kızgınlıklarını ve protestolarını çok yerinde buluyor bu sebeple gençlerin bu konuda attıkları adımları destekliyor hatta protestonun gelecek yıla “yarışmaya başvuru yapılmaması” şeklinde sarkmasını diliyorum.

Bu yıl on üçüncüsü düzenlenen “Nuri İyem Resim Ödülü Resim Yarışması” da katılımcı genç sanatçılara karşı haksız sonucu ve etik olmayan tavrı nedeniyle bana kalırsa güvenilirliğini de genç sanatçıların umudunu da büyük ölçüde kırdı.

Yarışma jürisinde yer alan ve ismini sanat piyasasında sözü geçer bir noktaya getirmiş olan kişilerin her yıl önemli büyük sanat etkinliklerinde oradan oraya koşturuken isimlerini piyasaya daha da kazımalarının sonucunda genç sanatçılara destek amaçlı yapılan bu etkinliğin gençlere büyük bir çelme takmış olması ve bunun Evin Sanat Galerisi tarafından rencide edici kelimeler kullanılarak duyurulmuş olması kabul edilebilir bir durum değildir. Şimdi sanıyorum herkesin aklında aynı soru var. Ödüle layık yapıt göremeyen bu jüri hangi yüksek sanat ekolünden gelerek bu karara vardı? Peki bu yıl DYO Sanat Ödülleri Sonuçlarının yine jüriden kaynaklı bir tartışmaya sebep olması2 gibi bir gerçek varken ve bunun üzerinden çok fazla zaman geçmemişken bu jüriden gelen herhangi bir ismin Nuri İyem Resim Ödülleri Yarışmasında’da jüri olması çok mu doğruydu? Üzülerek söylemekteyim ki asıl problem ülkede her şeyin tekelleşmesine karşı çıkanların konu sanat piyasası olduğunda tekelliği elden bırakmamalarıdır. Tam da bu yüzden sanata destek için atıldığı iddia edilen admlar çürümeye başlamıştır.

Yarışmayı ve sonucunu düşündüğümde aklıma genç sanatçılarımızın belki de maddi imkansızlıklarla ama umutla yarışmaya katılmak için yaptıkları masraflar geliyor. Sonra da “ulu” jürinin “ödüle layık görülmedi” açıklaması geliyor. Genç sanatçıların ümidini kırıp kırmamak bu açıklamayı yaparken hiç akıllarına geldi mi bilmiyorum. Geldiyse işin etik ve vicdani sorumluluğunu sayın jüri ekibine bırakıyor onlara çok sevdikleri koltuklarında mutluluklar diliyorum.

1 http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/dogan-hizlan/nuri-iyem-resim-odulleri-verildi-40879511

2 http://www.ekdergi.com/37-dyo-sanat-odullerinde-neler-oluyor/

TEILEN
Önceki İçerikBİR TÜRK ROMANI NİÇİN YOKTUR?
Sonraki İçerikCem Kertiş: Kaybolanların Hikayesi                            
Meltem Tüzün
1988 yılında İstanbul’da doğdu. Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü’nden 2013 yılında mezun oldu. 2014 yılında EVS projesi ile 8 ay İtalya’nın Palermo kentinde yaşadı. Çeşitli Sanat Galerileri’nde galeri asistanlığı ve yöneticiliği yaptı. Online platformlarda Güncel Sanat yazılarını yayınlamaya devam ediyor.