Sanat yazarlığının sanırım en çok kişilere ya da kurumlara açık mektup kısmını seviyorum. Çünkü piyasa erklerinin tüm etkinlikleri ve hatta yazın camiasını tekelleştirme çabasından bıktım ve bu konuda oyun bozan olmayı seviyorum. Birileri ses çıkarmalı, ses olmalıyız. Sanat piyasasında ilişkilerin, eleştirinin önüne geçmesinin oldukça can sıkıcı olduğunu düşünüyorum. Herşeyin güzellendiği ve övüldüğü bir sanat dünyasını ise yapmacık buluyorum.

Bu sebeple Genco Gülan’ın 14 Nisan 2018 tarihinde Ek Dergi’de yayınlanan “ Hemen Anlayabiliyorsanız, Kesinlikle Çağdaş Sanat Değildir!” 1 isimli yazısı ile ilgili söylemek istediklerim var.

Gülan’ın yazısında yer alan ve kendisinin de doğruluğuna çok inandığını düşündüğüm ancak maalesef koca bir yanlış barındıran bir düşünceye değinmek istiyorum. Özellikle eğitimini aldığım Sanat Tarihi bölümünden sonra bu cümleyi kendinden emin bir şekilde bir sanatçıdan okumak beni sanırım sinirlendirdi. Gülan, yazıda Göbeklitepe’de yer alan heykellerin birer sanat yapıtı olmasını, neden yapıldıklarının hala çözümlenememiş olmasına bağlıyor. Talihsiz bir iddia maalesef. Göbekli Tepe heykelleri dahil artık var olmayan uygarlıklara ait olan ve arkeolojik kazılar sonucu tekrar toplumlara kazandırılan her buluntu, toprakaltı, topraküstü, sualtı her taşınır ve taşınmaz kültür varlığı tarihi eser niteliği taşır. Tarihi anıt kavramı sadece bir mimari eseri içine almaz, bunun yanında belli bir uygarlığın, önemli bir gelişmenin, tarihi bir olayın tanıklığını yapan kentsel ya da kırsal yerleşmeyi de kapsar. Bu kavram yalnız büyük sanat eserlerini değil, ayrıca zamanla kültürel anlama kazanmış daha basit eserleri de kapsar.2 Göbekli Tepe heykelleri bu yüzden bir sanat yapıtıdır. Hala bilinmezliğini koruyor olması ise çağımız insanı için yalnızca bir gizemdir. Mısır Piramitleri’nde de olduğu gibi tüm bu tarihi eserler dönemin uygarlıkları tarafından sanat kaygısı dışında bambaşka kaygılarla üretilmiş ancak Sanat Tarihi’ne girmiş ve onun alt dalları altındaki sınıflandırmalara sanat tarihçiler ve arkeologlar tarafından dahil edilmiştir. Antik Gelecek serisini hazırlarken çok fazla antik kent gezdiğini ve bu konuyu araştırdığını söyleyen Gülan’a tarihi eser kavramını biraz daha incelemesini öneririm.

Gülan yazıda ayrıca “Sanat başlığı altında sunulan bir şeyi, nesneyi, objeyi kolayca, hemen ilk bakışta, anlayıp kavrayabiliyorsanız bilin ki o iş bir Çağdaş Sanat eseri değildir. Belki bir modern yapıttır demeyeceğim, dikkatli olmak lazım. Ama muhtemelen tanıdık başka bir şey olabilir: Mesela bir görselleştirme (ilüstrasyon) olabilir, tekrar olabilir (reprodüksiyon?), dekorasyon (dekoratif?) olabilir, pazarlama objesi (reklam?) olabilir, propaganda sloganı (sahibinin sesi?), sponsorun kızının hatıraları olabilir, grafik (data görselleştirme), zanaat olabilir (el sanatı?) veya hata virgül şaka olabilir… “ diyor. Düşünüyoruz ki sanatçı burada Çağdaş Sanat eseri olamama normlarını belirlemiş bir de anlamlandırabildiğimiz sanat nesnesinin Çağdaş Sanat dışında neler olabileğine dikkat çekiyor. Bu cümleden anlıyorum ki öznesi tarafından anlamlandırılabilen bir obje Gülan gözünde bir sanat objesi olamıyor. Hatta daha ileri giderek ne olabileceği ile ilgili yaptığı sınıflandırma kolay anlaşılan sanat objesini en iyi ihtimalle kitsch sınıfına sokuyor. Genco Gülan’ın bu iddiası ve düşünceleri okuyucuyu düşüncelere sürüklüyor. Ancak zihnimizin Genco’nun bize sordurmaya çalıştığı düşüncelerden biraz farklı yönlere gittiğini savunabilirim. Nasılsa bu yazı bir sanat yapıtı değil, ayrıca referans da dipnot da var.

O zaman ben de sevgili Genco’ya şunu sormak isterim. Daha önce yaptığımız futbol söyleşide çalışmalarının benzer işler içerisinde sıkça yer alması konusunda ki soruma cevabı “referansa olabildiğince yaklaşıp, kendi yapıtını aslından çok küçük bir detay ile ayırmak” olmuştu. Bu durumda onun eserlerini ve referanslarını anlayabildiğini düşünen izleyici için bir Genco Gülan eseri reprodüksiyona mı dönüşür? Zanaat olmadığı konusunda hemfikiriz ancak izleyici Genco Gülan eserini hangi sınıflandırmaya sokacak? Pazarlama objesi? Dekorasyon?Yoksa bir şaka mı? Belki de Duchampvari bir şekilde işin reddidir. Duchamp’ın hazır nesneleri ile özgünlüğü kapı dışarı etmek istemesi3 gibi belki Genco Gülan’da benzer işler kategorisine sokulan nesneleri ile özgünlüğün ve işin reddinin ülkemizdeki savunucusudur. Çağdaş sanatın ne olup ne olamayacağı konusunu tartıştığımıza göre birkaç felsefi referans ile sanat objesi olmayan/ sanat objesi olarak tasarlanmamış bir nesneyi pekala çağdaş sanat olarak sunabiliriz.

Öte yandan bu yazı ile Genco Gülan’ın “Çağdaş Sanat’ın” provakatif, tahrik edici, anlaşılmaz, özneyi düşünmeye, düşündürmeye zorlayan yanına değinmesini anlıyor ve buna katılıyorum. Ancak bunun tüm çağdaş sanat ürünleri için uygulanabilecek doğru bir tümevarım yöntemi olduğunu düşünmüyorum. Özellikle çağdaş sanat nedir ironisinin giderek artmaya başladığı yıllarda bu yanlış bir yöntem bile olabilir. Çünkü anlaşılmayanı çağdaş sanat yapıtı kabul etmek bizi trajikomik bir şekilde müzeye bırakılan gözlük meselesine kadar götürecektir. Oysa ki Ali Şimşek’in de söylediği gibi “Gözlük Gözlüktür”4 yani nacizane önerim her sakallıyı dedeniz her anlaşılmayan sanat nesnesini çağdaş sanat yapıtı sanmayın.

1 http://ekdergi.oyunow.com/hemen-anlayabiliyorsaniz-kesinlikle-cagdas-sanat-degildir/

2 Venedik Tüzüğü

3 Marcel Duchamp ve İşin Reddi, Maurizio Lazzarato, syf. 37

GENCO GÜLAN’ın yazısı: http://ekdergi.oyunow.com/hemen-anlayabiliyorsaniz-kesinlikle-cagdas-sanat-degildir/

TEILEN
Önceki İçerikMardin’de Karşı Bienal!
Sonraki İçerikTarihin En Kirli Müzayedesi (Naziler ve Sanat II)
Meltem Tüzün
1988 yılında İstanbul’da doğdu. Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü’nden 2013 yılında mezun oldu. 2014 yılında EVS projesi ile 8 ay İtalya’nın Palermo kentinde yaşadı. Çeşitli Sanat Galerileri’nde galeri asistanlığı ve yöneticiliği yaptı. Online platformlarda Güncel Sanat yazılarını yayınlamaya devam ediyor.