Kapı şeklinde havaya sıkılmış parfümün altından geç geç

Kokarca mis olmadan bir hayvan

Sessizce ses olmadan bizim adımıza da yepyeni bir hayvan

Allah’ım boş atmazsın naftalini,

Dolu yağıyor üstümüze.

 

Hani bana ait olan bana geri

Yüz kişiyle aynı anda havaya attığım kepi

Başkasının elinde defalarca gördüm

Kendi elimde bir daha hiç

Su diye unutmak beni içimdeki Windows çimini bile sarartır.

 

Gece projeksiyonla cibinliğe sivrisinek yansıtılır

Bir yaz günü galaya yanımdakiyle değil aklımdakiyle katılırım.

Beatbox yapıyorsam açılmış bir kalp kapağının sesiyle işim yok

Ben üst dudağıma sürdüğüm ruju alt dudağıma  geçiyorum.

 

Aslında Mevlana arabasını park eden arkadaşına gel gel yapıyordu.

Yanlış anlayıp gidenler biz

Sen bir sözle haşlanmış, ilkel kabileye gastronomi dersi verildiğinden beri ders diye kaynatılıyorsun.

Ben yara bilgisayarın kamerasından sahibine gizlice baktığından beri

Görünmeyeyim diye üstünü yara bandıyla kapatıyorum.

 

 

 

_____

 

 

ERKAN KARAKİRAZ’IN YORUMU

 

Remziye Çelik, Cibinlik isimli şiirinde, hayatın ta içinden, özenle ve yer yer bile isteye ya da kazara-metafora-hızlanan bir tür obsesif ayrıntıcılıkla topladığı anları, taptaze buluşlara dönüştürerek, birçok isimsiz kişiyi peşine takmışçasına, anti-lirik bir tepeden sesleniyor okura. O anlar ki en insani alakalarla okurun doğrudan özdeşim kurabileceği deneyimlere denk düşüyor. Şiir, yüksek sahihliğini yakalanan bu türden anların temsiliyle kazanıyor. Çelik, özgün sesiyle, nerede bir şiirine rastlasam durup dikkat kesildiğim bir şair epeydir. Şiirindeki, Zeitgeist’ı sivrilten ve mümkündür ki geleceğe izler bırakma arzusunun uzak kıyısında dikilen şair-öznenin sesi, özellikle gündelik hayattan seçilip ortaya saçılmış nesnelere/yaşantılara yüklediği değerle örüyor Babil kulesini. Liman Mehmetcihat, Fatma Nur Türk, Mehmet Davut Özdal, Elvin Eroğlu, Azimet Avcu, Rahman Yıldız, Cemed Loma gibi şairlerde de (örnekler çoğaltılabilir) benzer örneklerini gördüğüm bir yaklaşımla, okurun aklından geçmiş olanı, deneyimlemiş olduğu yaşantı parçalarını, kendi en iyi bildiği yerden yoklayarak, muhtemel kaçış yolları keşfederek ve bambaşka bir perspektiften gözetleyerek yakalıyor. Remziye Çelik’in şiiri, ilgiyi sonuna kadar hak ediyor. Okuyunuz.