Bir defasında fotografın resmedilmiş bir portrenin yerini alamayacağı gerçeği üzerine bir sanatçıyla tartışmak durumunda kalmıştım. Gayet emin bir biçimde, fotografın bir şans anı, oysa resmedilen portrenin gözlemlenmiş anlarının toplamı, dahası, niteliklerinin tasviri olduğunu söylüyordu. Sanatçı hiç bir zaman gerçek yaşamdaki bir insanın objektif sentezini eklememişti ama bireyselleştirmişti, idealize etmişti ve düşleyip aktarmıştı – sanki kişisel bir özetiymişcesine. Fakat bunu tartışmayacağım; bir an sanatçının bu toplamı sunduğunu, fotografınsa yapamadığını kabul edelim. Fotoğraf bir kusursuz an belgesi sunar. Öncelikle sentetik portre sorununa bir açıklık getirmek gerekiyor; aksi durumda karmaşa sürecek. Bazıları portre sadece resmedilmelidir derken; diğerleri, yanlış bir yol izleyip, fotografın saglayacağı sentez olasılığının arayışıyla resmi taklit ederler ve yüzleri genelleştirerek müphem, detaylarda bulanıklaşmış yaparlar; bu da portrede bir özel kişiye görünüşte benzerlik oluşmamasıyla sonuçlanır. Rembrandt (Harmensz van Rijn) ve Carrière (Eugène) resimlerinde olduğu gibi.

Her akıllı kişi resmedilmiş portre ile kıyaslandığında fotografın eksik taraflarını size söyleyecektir; herkes Sentetik Portreye Karşı, Anlık Fotoğraf Aleksandr Rodchenko Novyi LEF 4, Syf. 14-16 Moskova (Nisan 1928) Çeviri: Levent Karaoğlu Alexandr Rodchenko (1891–1956). Alman Dadaistlerin fotomontajlarından etkilenen Rodchenko, 1923’te ve 1924’ten sonra kendi fotoğraflarını kullanarak, deneylerini yapmaya başladı. 1923’ten 1928’e kadar Konstrüktivist sanatçıların yayınları olan LEF ve Novy LEF’in tasarımı ve yerleşimi konusunda Mayakovsky ile çalıştı. Fotoğraflarının çoğu, bu ve diğer dergiler için kapak olarak kullanıldı. Çalışmalarında gereksiz detayları ortadan kaldırdı, dinamik diyagonal kompozisyonu vurguladı ve nesnelerin uzayda yerleştirilmesi ve hareketi ile ilgilendi. Bu dönemde, Moskova’daki Mosselprom binasının tanınmış panellerini boyadı. 1920’ler boyunca çalışmaları genel olarak soyuttu. 1930’larda, Sosyalist Gerçekçilik lehine sanatsal pratiği düzenleyen Değişen Parti rehberleriyle, spor fotoğrafçılığı ve geçit törenlerinin ve diğer koreografik hareketlerin görüntülerine odaklandı. 1930’ların sonlarında resme geri döndü, 1942’de fotoğraf çekmeyi bıraktı ve 1940’larda soyut dışavurumcu eserler üretti. Alexandr Rodchenko Mona Lisa karakteri hakkında bir şeyler söyleyecektir ve herkes fotograf yokken portreleri yapılan kişilerin akıllı oldukları için değil, zengin ve güçlü oldukları için resmedildiğini unutacak. -Tabi bilim insanları da resmedilmediler. Aydınlar, etrafta beklemenize gerek yok, şimdi bile AKhRR (Association of Artists of Revolutionary Russia) sanatçıları sizi resimlemeyecekler. Doğru – Onlar bile toplamı betimleyemez, nerede kaldı anın binde biri. Şimdi bilim ve teknolojide sonsuzluğu karşılaştırın. Eskiden bir bilgin bir gerçeği keşfederdi ve bu gerçek sonraki yirmi yıl kanun olarak kalırdı. Ve bu tartışmasız ve değişmez olarak tekrar tekrar öğrenildi. Ansiklopediler böyle derlendi ve onların ebedi hakikatleriyle birlikte bütün nesillere verildi.

Böyle bir şey şimdi var mı?… Hayır. Şimdi insanlar ansiklopedilere göre değil gazetelere, dergilere, kataloglara, prospektüslere, rehberlere göre yaşıyorlar. Modern bilim ve teknoloji doğruları aramıyor, değişen kazanımlarla yeni iş alanları açmayla uğraşıyor. Şimdi onlar ortak doğruları ortaya çıkarmıyor – “dünya dönüyor” – ama bu devrimin problemiyle uğraşıyorlar. 1. havacılık 2. radio Alexandr Rodchenko, Suchov-Sendeturm, 1929. 3. gençleştirme, v.s.‘yı alalım. Bunlar sadece laf-ü güzaf olmakla kalmıyor binlerce işçinin çalıştığı enine boyuna genişleyen alanlar oluşuyor; deneyimlerine teşekkürler. Ve sadece bir bilim insanı değil, binlercesi ve binlerce işbirlikçisi. Ve bu yüzden sonsuz uçaklar, kablosuz setler ve birtek gençleştirme sistemi olmayacak. Binlerce uçak, araba ve binlerce gençleştirme sistemi olacak. Aynı şey fotoğraf (snapshot) içinde geçerli. Burada sanat ve fotograf arasındaki ilk büyük çarpışmanın örneği var. Sonsuzluk ve an arasında – dahası, bu örnekte fotograflar raslantısal çekilmiştir, ama resim hafif ve ağır tüm silahlarıyla fotografa saldırmıştır – ve sefilce kaybetmiştir… Kastım Lenin. Şans fotografçıları onun fotograflarını çekti. Gerekli, gereksiz. Zamanı yoktu; süren bir devrimin lideriydi – bu yüzden alıkonulmaktan hoşlanmıyordu. Yine de geniş bir Lenin fotografları dosyasına sahibiz. Şimdi son on yıl boyunca sadece Sovyetler Birliğinde değil neredeyse tüm dünyada her yönüyle esinlenmiş ve ödüllendirilmiş her tip sanatçı ve yetenek, onun sanatsal tasvirini yaptı; sayısal olarak, fotograflara binlerce defa ödeme yapıldı, defalarca kullanıldı. Bana gösterin, nerede, ne zaman ve hangi artistik sentetik iş diyebilir ki, bu gerçek VIademir İlyiç Lenin. Bir tane yoktur. Ve olmayacak. Neden olmasın? Bir çoğunun düşündüğü gibi değil: “ Henüz yapabilme kapasitemiz yok, dahimiz yok, ama bazıları bir şeyler yaptı.” Hayır, olmayacak – çünkü bir dosya dolusu fotograf var ve bu anlık fotograflar hiç kimseye Lenin’i idealize ya da tahrif etmeye izin vermez. Herkes bu fotografları gördü ve işin gerçeği, kimse ebedi Lenin için artistik saçmalığa izin veremez. Doğru, çoğu diyebilir ki, mutlak benzerliğe sahip tek bir kare yok ama her bir kare kendi başına bir benzerlik sunuyor. Lenin’in sentezi olmadığını, herbirimiz ve herkese göre bir ve aynı Lenin sentezi olamayacağını öne sürüyorum…

Fakat onun bir sentezi var. Fotograflara, kitaplara ve notlara dayandırılmış bir temsili. Tek, değişmez portre fotografların görünümüyle sorguya gerek kalmadan sağlamca ifade edilmelidir. Dahası, bir kişi sadece bir toplam değil, bir sürüdür; ve bazen karşıtı. Fotograf yoluyla ya da diğer dokümanlarla, başka birisi tarafından üretilmiş herhangi bir artistik sentez putunu kırabiliriz. Yani, Lenin’in sanat tarfından tahrifatını reddedebiliriz. Sanat Lenin için fotografla olan kavgasını sefil bir biçimde kaybetti. Fotografları büyütmek ve kötüleştirmek dışında bir şey kalmadı. Bir insan hakkında özgün gerçekler ne kadar az ise, o kadar romantik ve ilginç olur. İşte bu yüzden modern sanatçılar olayları bugünlere temellendirerek değil uzun geçmişleriyle betimlemeye bu kadar düşkündürler. Bu yüzden sanatçılar çağdaş olarak tanımlandıklarında daha az popüler olmaktan zevk alırlar. Bana içtenlikle soyleyin, Lenin’i hatırlatan ne olmalı: Bir bronz heykel? Yağlı boya porter? Gravür? Suluboya? Sekreterinin günlüğü, arkadaş hatıratları? ya da çalışırken veya dinlenirken çekilmiş fotograflar? kitap arşivi, yazma yastıkları, notları? steno raporları, filmler, gramofon kayıtları? Sanırım hiçbiri. Sanatın modern yaşamda yeri yok. O, aldatılmayı ve güzel yalanları seven insanlar ve romantik çılgınlık oldukça varlığını sürdürür. Her çağdaş kültürlü insan sanata karşı savaş vermelidir, afyona karşı verdiği gibi. Fotograf çek veya çekil! Bir tek “sentetik” portre ile değil farklı zaman dilimlerinde ve farklı şartlarda çekim yaparak insanı belirginleştirin/billurlaştırın. Gerçeği resmedin. Gerçek ve çağdaş olan her şeye değer verin. Ve biz gerçek insanlar olacağız, oyuncu değil.

Moskova, 1928

 

Çeviren: Levent Karaoğlu

Alexandr Rodchenko (1891–1956)

Alman Dadaistlerin fotomontajlarından etkilenen Rodchenko, 1923’te ve 1924’ten sonra kendi fotoğraflarını kullanarak, deneylerini yapmaya başladı. 1923’ten 1928’e kadar Konstrüktivist sanatçıların yayınları olan LEF ve Novy LEF’in tasarımı ve yerleşimi konusunda Mayakovsky ile çalıştı. Fotoğraflarının çoğu, bu ve diğer dergiler için kapak olarak kullanıldı. Çalışmalarında gereksiz detayları ortadan kaldırdı, dinamik diyagonal kompozisyonu vurguladı ve nesnelerin uzayda yerleştirilmesi ve hareketi ile ilgilendi. Bu dönemde, Moskova’daki Mosselprom binasının tanınmış panellerini boyadı. 1920’ler boyunca çalışmaları genel olarak soyuttu. 1930’larda, Sosyalist Gerçekçilik lehine sanatsal pratiği düzenleyen Değişen Parti rehberleriyle, spor fotoğrafçılığı ve geçit törenlerinin ve diğer koreografik hareketlerin görüntülerine odaklandı. 1930’ların sonlarında resme geri döndü, 1942’de fotoğraf çekmeyi bıraktı ve 1940’larda soyut dışavurumcu eserler üretti.