Ağrısız Başım Kaygısız Başım…

Muharrem’in bu halinin farkında olduğunu söyleyebiliriz. Aslında durumu kritikleştiriyor. Muharremin düz inançlı bir adam ve bir çok kırılma noktalarının olduğunu görüyoruz. Fakat inançlı biri olması kırılma noktalarından birisi değil. İman iki şekildedir ve dolayısıyla da Müslümanlarda da iki şekildedir. Biri itikadi inanç yani din kurallarına harfiyen uymaya çalışan yorum aramayan yada yorumu da yine kutsal kitap, sünnet gibi dini faktörlerde bulan yani içinde arayan bir inanç.

Burada tasavvuf gibi işin düşünsel ve manevi boyutu pek yoktur ve genellikle meşrepleri de bu yöndedir. Muharrem de böyle biridir. Diğeriyse tasavvufun ve mertebelerin olduğu kişinin içsel bir doyum ve doygunluk yaşadığı iman esaslı bir anlayıştır. Neye iman edersin ? Bilmediğine , görmediğine… İnançta budur. Ama filmde olduğu gibi tasavvuf eksenli inanışlarda düşünsel , manevi boyut baskındır. Kişilerin mertebeleri vardır: İnanç mertebeleri . Bunu “sevgi” gibi düşünebiliriz. Biri size aşık olur bu onun size ne kadar aşık olduğuyla ilgilidir , sizi ne kadar içselleştirdiği, size ne kadar yakın olduğuyla ilgili bir durumdur artık bu.

Boşalmak İçin Dolduk…

Belli kapılar vardır . Belli mertebeler. Ve eğer arada kalırsan “meczubu” olursun. Aklını yitirirsin ancak bu durumda hafife alınacak bir mertebe değildir. Muharrem’in kırılma noktasına gelirsek, şeyhi onu böyle bir yola sokmuş. Mesela kira toplamaya gittiği yerde ki kişinin alkol aldığını görüyor ve orada bir kırılma yaşıyor. Dönüp bunu ikinci adama anlattığında adam durumu olağan karşılıyor ve ikinci bir kırılma daha yaşıyor. Rüyalar görüyor ve boşalıyor.

Boşalmasının anlamı ise şu: Muharrem önceden de boşalıyordur fakat dergaha taşındıktan sonra artan rüyaları ve sıklaşan boşalmaları şu demek: Ulan ben din, kitap diye nelerden vazgeçiyorum; ki bir sahnede de şeyhinin evlendirilme teklifine : “bizden geçti”, “biz buraya yüz sürmeye geldik” sizin şu yediğiniz haltlara bakın diyerek reddediyor. Bu aslında bilinç altının bir nevi öç almasıdır. Evet… Muharrem’e araba veriyorlar adam boşalıyor. Fakir bir aileyi evinden çıkar diyorlar, adam boşalıyor. Aslında bu noktada Muharrem kendını, inancını sorgulamaya başlıyor. Çuvalcıya gelen herife fazla fiyat verip iki bin lirayı cebe atıyor panik haliyle. Çünkü hesaplamadan , düşünmeden , bilinç dışı olarak yapıyor bunu. Ve sonunda şeyhinin kızının kuyumcuya bir sürü dolar verip kendine takı almasıyla artık tavan yapıyor sorgulaması. Sonunda aklını yitiriyor Muharrem.

Yani, beden önce nefsi bırakır*

Beden: Muharrem

Nefis: Şeyhin yardımcısı