Yazar Orhan Pamuk’un 23 Mart’ta çıkacak yeni romanı Veba Geceleri’ni anlattığı on iki kısa videonun ikincisi yayınlandı.

15 Mart Pazartesi günü Yapı Kredi Yayınları’nın sosyal medya hesaplarında yayınlanan ikinci videoda Veba Geceleri’nin kapağı da ilk defa gösterildi.

 

Pamuk, videoda kitabını yazarken yararlandığı fotoğraflardan ve bu fotoğraflardan yola çıkarak yaptığı resimlerden bahsetti.

 15 Mart Pazartesi günü Yapı Kredi Yayınları’nın YouTube, Facebook, Instagram ve Twitter hesaplarında yayınlanan ve Veba Geceleri’nin kapağının ilk defa paylaşıldığı ikinci videoda Orhan Pamuk, romanını yazarken 1900’lü yıllardan çekilen fotoğraflardan nasıl yararlandığını anlattı.

Günümüzden yüz yirmi yıl önce geçen Veba Geceleri’ni yazabilmek için çok sayıda tıp tarihi, anı ve tarih kitabı okuduğunu belirten Pamuk “Okura 1901 yılında bir Osmanlı adasında olduğu duygusunu verebilmek için fotoğraflardan çok yararlandım. 1900’lerde çekilmiş fotoğraflara bakarak bazen resimler de yaptım. O dünyanın ayrıntılarına yaklaşmama, 1901 yılını ve eşyalarını sevmeme yaradı bu resimler. Sonra bu resimlerdeki hikâyeyi Veba Geceleri’ne aktarırdım” dedi.

 1900’lerin başında Avrupa’daki büyük mağazaların sattıkları ürünleri gösteren kataloglar yayımladığını ve bu kataloglardaki eşyaların ressamlara resmettirildiğini anlatan Pamuk “Bu kataloglardaki resimlerden Veba Geceleri’nde yararlandım. Fotoğraf meraklısı olan Abdülhamit bütün Osmanlı İmparatorluğu’nu, özellikle kendi yaptırdığı binaları fotoğraflatmıştır. Dönemin manzara, sahil şehri, iskele fotoğraflarına bakarak Veba Geceleri’ndeki Minger Adası’nı hayal ettim. Fotoğrafların merkezindeki camilere, köprülere değil, kenardaki insanlara, ağaçlara, boş yollara sokaklara, at arabalarına, manzaraya, küçük evlere bakar, merkezdeki Arkaz şehrini ve limanlarını hayal ederdim. Böyle manzara resimlerine bakarak Minger Adası’nı, kıyıları hayal ettim. Daha sonra kahramanlarıma benzeyen kişiler resmettim. Mesela romanda vebaya karşı dezenfekte edici sıvı püskürten tulumbacıyı  resmettim önce. Sonra onu Arkaz şehrinin içine oturttum. Aynı zamanda bu karantinacıların hikâyelerini romanımda anlatıyordumEn sonunda kitabımın kapağına koyduğum bu resmi ve içindeki haritayı bina bina, sokak sokak nasıl resmettiysem Veba Geceleri’ni de öyle, bütün insanlarıyla adım adım, hikâye hikâye, ev ev yazdım” dedi.